Hakkımda

yasam fitness kocu

Yaklaşık 18 yıldır vücut geliştirme ve fitness sektörünün içinde bulunan ve spor salonu işletmeciliği yapmış birisiyim. Vücut geliştirme sporuna ilk başladığım yıllarda maalesef hiçbir şey bilmeden ,beslenmemize dikkat etmeden ve yaptığımız antrenmanlarda en doğru şekilde kaslarımızı nasıl çalıştıracağımızdan haberimiz bile yoktu.18 yıllık spor hayatımda her zaman şunu savunmuşumdur bildiğim doğrulardan daha önemlisi yaptığım bir sürü yanlışın farkına varıp gerekli değişiklikleri uygulamamdır.

Yaşam koçluğu yaptığım kişilerde sadece ve sadece benim yaptığım yanlışları yaptırmadığım zaman bile çok iyi bir ilerleme sağlamışızdır. Vücut geliştirme sporu dünyanın en zor, en pahalı ve en çok emek isteyen sporudur ve maddi anlamda da kişiye hiçbir getirisi yoktur maalesef. Bizim bu sporu yıllardır yapmamızın tek sebebi bu spora duyduğumuz aşktır. Kendi adıma konuşacak olursam 40 yaşında olup yaşımı göstermiyorsam sebebi bu spordur.

Günümüzde fitness sektörünün büyüdüğü bir gerçektir fakat bir çok spor salonunda hala ezbere antrenman programları verilmekte ve bu programlar da kişinin herhangi sağlık sorunu olup olmadığı , kas dengesizliği veya omurga sorunları olup olmadığı gözetmeksizin herkese aynı standart programlar uygulanmaktadır. Bir diğer önemli konu ise kişilere postür analizinin yapılmaması ve aynı ezberci mantığıyla kifozu ,lordozu veya skolyozu veya daha başka kas dengesizliği olan kişilere bile aynı standart programlar verilmesidir. Daha vahim bir konu ise bizim insanımızın çoğunluğunun ise sadece çalışarak kaslarını geliştirebileceğini veya çok fit bir görünüme sahip olabileceğini düşünmesidir.

Yarışmalara hazırlandığım dönemlerde sabah 06:00 gibi uyanıp saat 12:00 gibi antrenman yapıyordum ve bu zaman zarfında 3 öğün yemek yemiş oluyordum ve antrenmanım en fazla 45 dakika sürüyordu ve bu dönemlerde antrenman yaptığım salonda tam 2 saat antrenman yapan insanlar mevcuttu. Lütfen biraz düşünün ben günde 6 – 7 öğün en kaliteli ve en doğru şekilde besleniyorum ve bu beslenmem aylık en az 800-900tl maliyeti oluyor ve bir hedefim var fakat bu 2 saat antrenman yapan kişilerin hiçbir hedefi yok sabah kahvaltısını yapmış gelmiş, o sizden daha fazla gelişecek çünkü o en az 2 saat çalışıyor. Sizce böyle bir şey söz konusu olabilirmi?

Öyle kişiler zaten antrenman ve beslenmesine dikkat etmiyorlar , normal yemeklerden oluşan 3 öğün yemek yiyor sizden 2-3 kat daha fazla çalışıyor. Emin olun böyle kişilerin elde edebileceği tek bir sonuç vardır oda KAS ARTROFİSİ yani kas kaybıdır. Sizlere sadece bir cümle söylemek istiyorum eğer kas geliştirmek ve daha fit kaslı bir vücuda sahip olmak istiyorsanız asla ve asla normal insanların beslendiği gibi beslenmemelisiniz bu kadar açık ve net bir durum bu. NORMAL BESLENME=NORMAL İNSAN.

Antrenman yaptığımızda kaslara şiddet uygulamış olursunuz ve bunun sonucunda kasa çok büyük hasar verirsiniz ve kas dokusunun kasılan mekanizması olan kas ipliklerinden oluşan yapı birimi olan miyofibriller , antrenman sonrasında 4/1 oranında kopar ve böylelikle kasta çok büyük bir yıkım gerçekleşir eğer kasın recovery phase yani kasın yenilenme sürecinde gerektiği gibi beslenip kasların ihtiyacı olan besinler tüketilmezse kas artrofisi yani kas kaybı meydana gelir.

Sizler gittiğiniz spor salonunda dikkat edip gözlemlediyseniz, yıllardır antrenman yapan fakat hiçbir şekilde kas kazanamayan ,gelişme sağlayamayan ve hatta bunun tam tersi daha da fazla kas kaybına uğrayan ve hatta yanlış çalışma sonu postürü bozulmuş kambur veya boyun kısmı aşırı önde olan ,bel çukuru derin geriye yatık bir şekilde yürüyen bir sürü insan olduğunu fark etmişsinizdir. Gerçek manada hipertrofi antrenmanını bilmek, uygulamak insanın en az 3- 5 yılına mal olur . Maalesef bizim ülkemizde spor salonuna gelip ben 3 -5 ayda çok iyi olurum diyen insanlar benim ilk bu spora başladığım 1997 yılından bu yana hala azalmadı aynı azim ve istikrarla hala ben birkaç ayda çok iyi olurum diye konuşabiliyorlar .Hadi o zmanlar vücut geliştirme fitness konusunda bilgi alabileceğimiz internet , fitness dergileri falan yoktu eyvallah ama günümüzde fitness ve vücut geliştirme hakkında bilgi alabileceğiniz bir sürü altrenatif mevcut, yıl olmuş 2015 sen hala 3-5 ayda çok iyi olurum ,hatta senden daha iyi olurum ve hatta ve hatta dergilerde Mr.Olympia olan birinin resmine bakıp ben bunlar gibi olmak istemiyorum diyen hala bir sürü insan var malesef. Herhangi bir fitness dergisi alıp profesyonellerin yediklerine bir bakıp günümüz Türkiye’sine göre hesaplasalar zaten sadece beselenme masraflarının bile 2000tl civarında olduğunu çok rahatlıkla görebilirler. İnsanlar yıllarını veriyor ,deli gibi para harcıyorlar, deli gibi hipertrofi antrenmanı ve cardio antrenmanları yapıyorlar ve en önemlisi sabrediyorlar sen 3 ayda hemen süper vücudun olucak.

UYANIN ARTIK BÖYLE BİR DÜNYA YOK ARKADAŞLAR….

Bizim insanlarımızın çoğunluğu genellikle zayıfladığı zaman çok mutlu oluyor ve birkaç ayda 10-15 kilo verdim diye övünüp çok iyi bir iş yapmış gibi seviniyorlar. Fakat işin aslı dengesiz beslenme ve yanlış antrenman yüzünden kas artrofisi yani kas yıkımı oluşuyor ve o verdiği kilolar sadece yağ hücerelerini enerji olarak kulanılmasından yani yağ yakılmasından değil yaptığı dengesiz beslenme ve uyguladığı yanlış antrenmanlarla vücudun kas kaybetmesi ve vücut için çok gerekli olan kas kitlesini kaybetmesi ,böylelikle vücudun hasar görmesidir. Bu kilolar verildikten sonra daha doğrusu kas kayıbı oluştuktan sonra vücudun savunma mekanizmaları devreye giriyor ve aynı kas yıkımını tekrar yaşamamak için vücut eskiden daha fazla yağ depolamaya çalışmaktadır. Böylelikle o verilen kilolar daha sonra fazlasıyla eskisinden daha fazla bir şekilde vücutta depolanmaktadır .

Açık olarak konuşmak gerekirse antrenman yapan kişiler bahsettiğim gibi aslında kasa hasar veriyorlar ve çoğu insan kasları sadece çalıştırarak geliştirebileceğini düşünmektedir ve daha fazla çalışma ile daha fazla kas gelişimi elde edilebileceğini sanmaktadır bu başlı başına yanlış ve bilimsellikten çok uzak bir anlayıştır.

Antrenman bilimsel bir şekilde doğru uygulanmıyorsa, antrenman öncesi ve sonrasında gerekli esnetme haraketleri yapılmıyorsa, antrenman sonrası kas yenilenme sürecinde gereken şekilde beslenme sağlanamıyorsa ANTRENMAN YAPMANIN HİÇ BİR ANLAMI YOKTUR ÇÜNKÜ BUNLARIN OLMADIĞI YERDE SADECE ve SADECE KAS ARTROFİSİ YANİ KAS KAYBI VARDIR.

Antrenman yapmak yerine, hiç antrenman yapılmazsa en azından kas hasarı oluşması engellenecek ve böylelikle kas artrofisi yani kas kaybı gerçekleşmeyecektir. Burada anlatmak istediğim eğer vücut geliştirme ,fitness ve cardio antrenmanı yapacaksanız bütün bu yazdıklarımı göz önünde bulundurun ve gerçekten bu işleri çok iyi bilen, bu işleri çok iyi bilen tecrübe sahibi gerekli ,bu sektörde kendini ispatlamış , gerekli belge ve sertifikalara sahip, insan anatomisini ve kas hareket sistemini çok iyi bilen ve bu işe yıllarını vermiş kişilerle ve bu kişilerin size uyguladığı doğru antrenman, esnetme ve beslenme programlarını uygulayarak çalışmanız sizi çok daha ileriye taşıyacaktır.

Gerçek manada kaslarını geliştirmek veya daha fit , kaslı bir vücuda sahip olmak istiyorsanız ve bu saydığım kriterlleri uygulamak zorundasınız, siz hayır ben sadece kilo vermek istiyorum diyorsanız daha doğrusu ben kas yıkımına uğramak istiyorum diyorsanız inanın hiç kimseye ve hiçbir spor salonuna ihtiyacınız yok yapmanız gerekenler çok basit sadece saçma sapan diyetler yapıp azar azar yemek ve vücudun ihtiyacı olan günlük kaloriyi almayın, sadece yürüyüşler yapıp kalça ve bacak aktivasyonu sağlayın, vücudun diğer bölgelerini önemsemeyin bu kadar basit.

Bunun sonucunda 10 – 15 kilo verip sevinin süper bir şey fakat ya madalyonun diğer yüzü ise tam olarak basitçe anlatmak gerekirse bu verdiğiniz kiloların en az % 80 90 kas kaybı sonucu oluştu ve o derinizdeki sarkma ve gözünüzün altındaki morluklar sadece ve sadece yaptığınız yanlış beslenme ve yanlış antrenman programı yüzünden meydana geldi evet olay bu kadar basit.

Biz yıllardır kas kazanmak için günde 6-7 öğün kaliteli bir şekilde beslenelim, yılladır öğrendiğimiz doğru antrenman ve esnetme programlarını uygulayalım bütün bu emeğe rağmen ancak bir kaç kilo kas kütlesi kazanalım , siz biz kazanmak için kendimizi paraladığımız kaslar için siz kilo vermek adına birkaç kilo kas kaybedin, sizce bu ne kadar mantıklı?

Sizlere anlatmak istediğim kas kaybı oluşumu ,bilimsel olarak % 100 doğru bir bilgidir ve çok sağlıklı olmak istiyorsanız kaslarınızı doğru hipertrofi antrenmanı ve doğru beslenmeyle kas hipertrofisi yani kas gelişimi elde etmek ve ayda en fazla 1 -2 kg vermeniz gerekir . Malesef bizim ülkemizde birçok insan sadece zayıflama takıntılı olduğu için sadece bu konuya odaklanmakta ,kas kayıplarının ve bunun sonucu bir sürü rahatsızlığı oluşacağından habersiz yaşamaktadır ve bu kilo verme takıntılı insanları para kazanma kaynağı olarak gören birçok fitness antrenörü, yaşam koçu, beslenme koçu diyetisyen bu zayıflama daha doğrusu kas artrofisi olayından kendilerine pay çıkarmakta ve kas kaybına uğrattığı kişileri zayıflattım diye kendine referans gösterip reklamını yapmaktadır.

Bu kas kayıpları deride sarkmalara ,aşırı halsizlik ,uyku düzensizliği, göz altında morluk, ağrılara, hormon bozukluklarına ve en önemlisi bir çok hastalığa sebep olabilmektedir çünkü bu kas kayıpları bağışılık sisteminizin çökmesine sebep olmaktadır.İnsanlar bu kadar kilo verme meraklısı olmak yerine biraz daha kas kütlesi arttırmayı istese ve buna uygun antrenman ve beslenme programı uygulasalar zaten otomatik olarak metabolizma hızınız artacak ve iyi bir yağ yakımı için doğru zaman ve doğru şartlarda yapılan cardio antrenmanları uygulansa zaten yağ yakımı en üst düzeyde olacak ve bu saydığımız olumsuzlukların hiçbiri yaşanmayacaktır ,kişi kendini daha dinç ve daha mutlu hissedecektir .

Fakat bunları yapabilmek için insan anatomisi ve kasların hangi işlevi yaptığını bilen tecrübeli kendini ispatlamış kişilerle çalışmalısınız. Günümüzde hala spor salonların da başlangıçta cardio antrenmanı ile başlanmakta ve bu durum yağların enerji olarak kullanılmasını yani yağ yakılmasını imkansız hale getirmektedir .Her meslekte olduğu gibi mesleğini iyi ve kötü yapan fitness antrenörleri ,personal trainer ,yaşam koçu, diyetisyen ,beslenme koçları da vardır. Yağ yakımı dediğimiz olay ancak doğru zaman ve doğru şartlarda sağlanabilir ve kas gelişimi bundan çok daha emek ve zaman isteyen bir durum olmakla beraber daha fazla bilimsellik, doğru bir antrenman ve gerekli bir beslenme planının uygulanmasını gerektirmektedir , ancak bu şartlar oluşturulduktan sonra mükemmel bir kas gelişimi ve yağ yakımı ,bunun sonucu daha kaslı ve yağsız bir vücut elde edilebilir.

Benim çalıştırdığım kişilerdeki ilk hedefim her zaman kas kütlesini arttırmak yani kas hipertrofisi elde etmektir, daha sonrası doğru zamanda doğru cardio antrenmanlarıyla yağ yakımını en üst seviyede sağlamaktır.

18 yıllık spor hayatımda bir çok antrenman program ı, beslenme programı deneme fırsatım oldu.Özellikle turizm sektöründe çalıştığım dönemlerde hotelin ana restoranını kullandığım için fazlasıyla çeşitli beslenme programları uygulamışımdır.

Bence dünyadaki en iyi beslenme uzmanı kişinin kendisidir. Postür analizi çok önemli bir konudur ve yazdığım antrenman programlarını kişinin posturüne göre belirlerim ,fakat ilk postür analizini ve postür düzeltmeyi kendi vücuduma yapmışımdır. Kendi posturümün yıllardır uyguladığımız yanlış antrenman ve eksik esnetme çalışmaları sonucu posturümün bozulduğuna şahit oldum ve ilk düzelttiğim postür benimdir.

Ben kendi posturümü düzeltemedikten sonra ,kendim fit bir vücuda sahip olmadıktan sonra başkasına nasıl bu konuda yardımcı olabilirmki? Bu konularda bilgi sahibi olmak için bir sürü sertifika ve eğitim programına katıldım ve oradan aldığım bilgileri geliştirerek kendimi geliştirme imkanı buldum ve bunları yaparken her zaman bilimsel gerçekler çerçevesinde %100 doğru bilgiler ışığında haraket edip beslenme ve antrenman programlarıma yansıtmışımdır.

Yaşam koçluğunu yapacağım kişilerde ilk önceliğim her zaman ilk iş kişinin check up yaptırması ve sonrasında ülkemizde daha yeni yeni uygulanan gıda intolerans testini yapmasını sağlamaktır. Bu test sağlıklı ve doğal olarak düşünüp yediğimiz gıdaların aslında vücudumuzda büyük zararlara sebep olabilmesidir. Örneğin kasaptan alınan kırmızı et eğer vücudunuz tarafından sindirilemiyorsa, vücut bu gıdanın içindeki proteinlere karşı tepki vermeye başlar ve bu olumsuz etki GIDA İNTOLERANSI olarak adlandırılır ve bir çok vücutta kilo almadan ,alerjiye ve bir çok kronik rahatsızlığa bile sebep olmaktadır.

Gıda intoleransı diğer adıyla gıda duyarlıklık testi yapılmasındaki amaç gıda intoleransının insanlar da yaygın olması ve ülke nufüsunun %50 gibi bir oranda olduğu tahmin edilmesidir. Gıda intoleransı olan kişi genellikle hasta gibi hisseder ,şişkinlik ve her zaman yorgunluk hissetmektedir. İntoleransınız olan besinler tükettiğinizde ,vücudunuz bu besinleri bakteri veya virüs gibi yabancı madde olarak görüyor ve savunma mekanizmamız devreye girip,bağışıklık sisteminiz antikor üretmeye başlıyor ve kandaki savunma mekanizmalarından ıgG’ler aracılığıyla bakılan bu tetste gıda intoleransı olan kişilerde, kilo problemleri, migren ,yorgunluk, bronşit, ödem ,astım, uyku bozuklukları ,ishal ve baş ağrısı gibi bir sürü rahatsızlığa sebep olduğu kanıtlanmış bir gerçektir.

Benim yaşam koçluğunu yaptığım kişilerde besin intoleransından sonra en önem verdiğim konu check up yaptırıp kişinin özellikle kalp dolaşım sistemi ve insülin ile ilgili ve özellikle troidllerle ilgili bir rahatsızlığının olup olmadığını belirlemek ve sonra buna uygun bir antrenman ve beslenme programı uygulamaktır. Eğer çalıştırdığınız kişide tiroid hastalığı mevcutsa siz bunu bilmeden şiddetli antrenmanlar uyguluyorsanız ne kadar uğraşırsanız uğraşın o kişide asla kas hipetrofisi ve yağ yakımı asla elde edemezsiniz. Siz farkına varmadan kalp dolaşım sorunu olan bir kişinin bu sorununu bilmeden yüksek şiddetli bir antrenman programı uygularsanız ayrıca besin intolrensı olan gıdaları o kişinin beslenme programında yer verirseniz çok vahim ve telafisi mümkün olmayan sonuçlar elde eder ve asla bir ilerleme kaydedemezsiniz ,böylelikle o kişide ne kas gelişimi ne yağ yakımı elde edemeyip, bir hastalığı olmasına veya olan hastalığının daha da ilerlemesine sebep olursunuz bu da sizin yaşam koçluğunun bitmesi anlamına gelir.Benim öncelik verdiğim diğer bir konu ise çalıştığın kişilerin vücutlarındaki ph asit düzeyleridir.Kas gelişimi ve kişinin sağlığı vücuttaki asitlenmeyle alakalı bir konudur ve çalıştığım kişilerin ph idrar çubuklarıyla devamlı ph ölçümlerine de önem vermekteyim.

Ben kendi adıma konuşmam gerekirse ben dünyanın en iyi antrenman ve beslenme programı hazırlayan kişisi olsam bile bunları uyguladığın kişinin vücudundaki sorunları ,postür bozukluklarını ,gıda intoleransı olan gıdaları, kuvvetli ve zayıf kas gruplarını bilmiyorsam ayrıca kişinin çalıştığı ortamı ve psikolojisini gözlemleyip takip edemiyorsam ben bu kişi için hiçbir şey yapamam demektir. Uzun lafın kısası bütün antrenman , esnetme ve beslenme programı sadece o kişiye uygun olması gerekmektedir. Benim çok önem verdiğim konulardan bir diğeri ise antrenman öncesinde ve sonrasında ve bazı günler uyguladığım flexbility yani esneklik çalışmalarıdır ve çalıştırdığım kişilerde özellikle haftada birkaç defa PNF tekniği uygulamaktayım. İnsanların antrenmanlarında yapılan en büyük eksiklik kasların esnekliğine önem vermemesi antrenman öncesi ve sonrası statik ve dinamik esnetme yapılmamasıdır. Aslında kas gelişimi , kas tonusu ,kas kuvveti,ROM (range of motion )yani eklem hareket genişliği , kasın kuvvet oluşturması ,kasın gelişimi ve sakatlanma riski direk olarak o kasın esnekliği ile alakalı bir konudur.

Esnekliği olmayan bir kastan en üst seviyede bir işlev bekleyemezseniz kaslarınız ne kadar esnek ise o kadar kuvvet oluşturabilir ,daha fazla kas gelişimi elde eder ve daha az bir sakatlanma riski ile karşı karşıya kalırsınız. Bütün bunların toplamı ve kişinin postürü yağ yakımı ve kas gelişimi için çok önemlidir.

Postür vücudun her hareketinde eklemlerin aldığı pozisyonların birleşimi ve minumum çaba ile maksimum yeterlilik sağlayan duruştur. ünümüzde işi gereği devamlı oturmak zorunda olan kişilerde, özellikle bayanlarda devamlı topuklu ayakkabı giyilmesi ve askılı çantaların herzaman vücudun tek tarafında taşınması postür bozukluklarına sebep olmakta ve postür sadece duruşta değil hareket anında da çok önemlidir ve gereksiz enerji kullanımı gereksiz ağrı oluşumu ve oluşabilecek sakatlıkları önlemek için çok önemli bir etkendir.

Benim yaşam koçluğunu yaptığım kişilerde postür ile beraber kas dengesizliklerinide antrenman proramına yansıtmaktayım .Kaslarımız yapıştığı eklem ve kemiğe göre bulunduğu bölgenin dengesinden sorumludur. Kas kuvvet dengesizliği oluşumu sonucu bazı kasların diğer kaslara göre aşırı sıkı, aşırı gergin veya daha esnek olabilmektedir. Örnek verecek olursak bizim insanımızın devamlı maruz kaldığı devamlı oturularak çalışan kişilerde femurun en güçlü fleksörü olan ilopsoas kası kısalmakta böylelikle daha sıkı bir hal almakta ayrıca lumbar omurlara bağlı olduğu için lumbar omurları öne çekilmesine sebep olmakta böylelikle omurganın öne doğru ileride durması oluşabilmekte ve devamlı oturulduğu için kalça kasları işlevlerini yitirip ve daha zayıf bir kuvvete sahip oldukları için postür daha da bozulabilmektedir.

Yaşam koçu olarak çalıştığım kişilerin gün boyunca neler yaptığını ,ne kadar süre oturduğunu, ne yediğini ve psikolojisinin ne durumda olduğunu bilmem, çok iyi gözlemlemem ve gerektiğinde müdahale edip onu en iyi şekilde motive etmem gerekir. Yaşam koçluğu sadece antrenman yaptırmak veya sadece beslenme programını düzeltmek asla değildir. Yaşam koçluğu çalıştırdığın kişinin hayatının her anında yanında olmak , onu anlayabilmek ve hayatında gerekli düzeltmeleri yapıp onun moral ve psikolojisini her zaman en üst seviyede tutmak demektir.

İnsan şunu unutmamalıdır ki hayatta para ile satın alınamayacağınız şeylerden biriside tecrübedir. Sizin paranız olabilir ama bu sizin antrenman ve beslenmeyi çok iyi bildiğiniz , kendi başınıza vücudunuzu en iyi şekilde forma sokabileceğiniz anlamına gelmez ve mutlaka tecrübesi olan ve bu işe yıllarını vermiş biriyle çalışmanız gerekmektedir. Ben kendi adıma konuşmam gerekirse 18 yıllık bir tecrübeye sahibim ve her zaman savunduğum şey yaptığım doğrular değil, tam tersine yaptığım yanlışlar sayesinde yaşam koçluğun da ilerleyebilmemdir ve bu yaptığım yanlışları çalıştırdığım kişilerin yapmamasını sağladığım sürece çok iyi gelişmeler elde etmekteyim.

Herkes şunu unutmamalıdır ki fitness sektöründe en iyi antrenör diye bir kavram asla ve asla yoktur ve en doğru yöntem deneme yanılma yöntemidir ve biz bu yöntemi yıllar boyunca denemiş bulunmaktayız. Fitness sektörünün çok ilerlediği günümüzde ,bizim insanlarımızın çoğunluğu, antrenman programlarını yazıp kendilerini çalıştıran fitness antrenörlerinin bu iş konusunda ne kadar tecrübe ve bilgiye sahip olduğunu hala anlayamamaktadırlar, en azından kendilerini çalıştıran insanların vücutlarına bakmaları bile bu konu hakkında ne kadarlık bilgi ve birikime sahip olduğu konusunda bir fikir sahibi olmalarına yardımcı olacaktır.

Kendi vücudunu fit ve kaslı bir şekilde forma sokamayan insanlar nasıl olurda sizi fit ve kaslı bir vücut yapmanızı sağlayabilir. Diğer önemli bir konu ise fitness clup yöneticilerinin ucuz insan çalıştırmak adına ,fitness sektörüyle alakası bile olmayan bir kaç ay antrenman yapmış daha eline doğru düzgün dambıl almamış insanları bile çalıştırmasıdır ,fakat bu kişilerin ezbere yazdığı programlar ,kişilerin faydadan çok zarar görmesine ve postür bozukluklarına, kas kuvvet dengesinin bozulmasına sebep olmaktadır.

ATALARAMIZ NE GÜZEL SÖYLEMİŞ ‘’UCUZ ETİN YAHNİSİ YAVAN OLUR”

Ben birinin yaşam koçluğunu yapacağım insanı ilk önce onu tanımaya , anlamaya ,hayatını gözlemleyip, beraber çalışıp çalışamayacağıma karar veririm. Daha sonrasında kişinin check up ve gıda intolerans testi doğrultusunda beslenme programını ayarlayıp, gerekli postür analizi ,zayıf ve kuvvetli kas gruplarını tespit ettikten sonra bu verilere göre kişinin kas kütlesini arttırmaya odaklı hipertrofi antrenman programını , antrenman önecesi ve sonrası gerekli esnetmeleri uygulayıp ,doğru zaman ve şartlarda yaptıracağım cardio antrenmanlarıyla en üst düzeyde bir yağ yakımı ve kas gelişimi hedeflemekteyim.

Herkese sağlıklı,mutlu,neşeli bir hayat dileğiyle hoşçakalın….